All for Joomla All for Webmasters

Kızlık zarı yani himen (hymen); özellikle müslüman ülkelerde ve daha az oranda batılı ülkelerde inançlar ve sosyokültürel açıdan oldukça önemlidir. Bu yüzden bekâreti bozulan hastalar bu durumu oldukça önemsemekte ve de kızlık zarı onarımı talep etmektedirler. Kızlık zarı anatomik olarak vajinanın giriş kısmına yerleşmiş iç dudakların 1-1,5 cm içerisindedir ve iç dudaklara bağlıdır. Ortasında vajinal salgıların akmasına olanak tanıyan vajina açıklığı bulunmaktadır. Kızlık zarı ilişki, mastürbasyon, travma veya muayene ile yırtılabilir. Yırtılma esnasında bir miktar kanama gelmesi beklenir ancak her zaman kanama olmayabilir ve bu da kişisel sorunlar yaratabilir.

Bazı tip kızlık zarları (hymen imperforatus) elastik kıvamdadır ve ilişki esnasında kanama yaratmayabilir. Bu tip kızlık zarları ancak doğum esnasında yırtılırlar. Kanama olmamasını başka bir nedeni de kızlık zarının damarsız olan bir kısmından yırtılması veya çok az kanama olup bunun vajinal salgılarla karışıp ayırt edilememesidir. Kızlık zarları anatomik olarak birbirlerinden farklı olabilirler; halka şeklinde himen annulare, yarımay şeklinde himen semilunare, dudak şeklinde himen labiale, iki delikli himen, çok delikli himen cribriformis, deliksiz himen imperforatus himen çeşitlerinden bazılarıdır. Kızlık zarının tamirinde esas amaç zarı eski anatomik yapısına kavuşturmak ve cinsel birleşme esnasında kanamanın meydana gelmesini sağlamaktır.

Kızlık zarı dikilmesi için bekaret bozulmasından sonraki cinsel yaşamın uzunluğunun, geçen sürenin fazla olması kızlık zarı onarımınına engel teşkil etmemektedir. Hatta doğum yapmış olanlarda bile onarım yapılabilmektedir. İki türlü himenoplasti-hymenoplasti ameliyatı bulunmaktadır. Bunlar geçici ve kalıcı ameliyatlardır. Geçici ameliyatlarda kızlık zarı artıkları mevcut bulundukları yerlerden serbestleştirilerek bir araya getirilir ve dikilirler. Bu yöntem evlenmeden 3-7 gün önce yapılmalıdır, çünkü geçici bir süresi kendisini korumaktadır. Bu yöntemin kanama garantisi bulunmamaktadır.

Asıl ve kalıcı olan ise vajina iç yüzünden alınan flep ile yapılan kalıcı kızlık zarı onarımıdır. Kızlık zarı onarımı sedasyon ve lokal anestezi altında yapılmaktadır. Ameliyat sırasında hiçbir şey hissedilmez, ağrı duyulmaz, bitiminde yürüyerek gidilebilir. Ameliyat sonrası herhangi bir iz kalmaz, dikiş almaya gerek olmamaktadır. Sonrasında günlük hayatınıza geri dönebilirsiniz. Bu yöntemle yapılan kızlık zarı tamirinde ilişki sırasında kanam oranı oldukça yüksektir. Kalıcı onarımı evlenmeden bir ay öncesine kadar istediğiniz zaman yaptırabilirsiniz.(Örneğin 3-4 yıl öncesinden bile yaptırabilirsiniz.)

Kızlık zarının onarımının ne zaman yapılacağı ise ameliyatın türüne bağlıdır. Kalıcı onarım her zaman yapılabilirken, geçici tamir evlenmeden 3-7 gün önce yapılabilir. Kızlık zarı tamiri bir kaç çeşit olabilir.

Kızlık zarının tipine ve yırtığının şekline bağlı olarak iki farklı dikim, onarım şekli vardır. En kesin olanı vajinal flep yöntemidir. En güvenilir yöntem budur, kalıcıdır.

Dikilen bir kızlık zarı mutlaka kanar mı diye kimse kesin garantisi veremez, ancak kalıcı onarımda büyük başarı sağlanmaktadır.

Dikilen bir kızlık zarının dikildiği uzman doktorlar dışında kimse tarafından anlaşılamaz. Onarım yapıldığını ancak uzman bir hekim anlayabilir, başkası anlayamaz. Kızlık zarı tamirinde dikiş almaya gerek yoktur. Ameliyat da kendiliğinden eriyen dikişler kullanıldığından dikiş almaya gerek olmaz.

Kızlık zarı dikilmesi ilişki sayısına ve süresine bağlı değildir, çocuk doğurmuş kadınlarda dahi kızlık zarı tamir edilebilir. Kızlık zarı tekrar tekrar onarılabilir, defalarca dahi tamir edilebilinir. Lazerin kızlık zarı tamirinde kullanılması ile birlikte bu konuda çok ciddi başarılı sonuçlar alınmaya başlanmıştır. Lazerin başlıca işlevi ameliyatlarda yakma ve kesme amaçlıdır. Bu uygulamada yeri yoktur. Lazerle kesilen dokular dikilmesine gerek kalmayan dokular olup bu tür uygulamalarda dokunun tekrar eski haline getirilmesini imkânsız kılar.

CategoryGenital Estetik

© 2017 - fatmabolkan.com by W.T.B.

Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır.

Telefon:       0312 220 07 12